Kayıtlar

Acı etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Ve Biz...

Uğruna savaştığımız acılar vardı yolda, Ve birer gölge gibi ardımızda bıraktığımız sevinçler... Karanlık bir nehrin kıyısında, Karşı yakaya varmayı umut eden yorgun ruhlar gibiydik. Acı, tutku ve imkânsızlığın iç içe geçtiği o yerde Kalbimiz, her atışında biraz daha kanayan bir yara… Uğruna yaşamayı dilediğimiz ölümler vardı, Sessizce kabullendiğimiz. Söyle, kaç kez öldük biz seninle? Ve hangi gecede, hangi karanlıkta Küllerimizden yeniden doğduk? Uğruna sevişmek değil yalnız, Uğruna yanıp kül olmak için sebepler aradık. Zifiri bir ormanda, Ağaç gövdelerine sinmiş çığlıklar gibi Sakladık içimizde bütün haykırışları. Ve biz… Kaç kez bir olduk seninle, Kaç kez parçalanıp yine kendimize döndü k?                                      Dilara VERGİLİ 

Sitem !

Resim
Dünya inandığın o yitik cennet değil! Yazılarama başlarken çok sevdiğim değerli yazar Şükrü Erbaş'ın alıntısıyla başlamak istiyorum: Gönül yorgunluğu ne biliyor musun? Gökte yıldızın kalmıyor. Gölgen bir yere sığmıyor. İçindeki şarkı içinde boğuluyor. Penceren sokağa bakmıyor. Bütün sevgi sözcükleri kalbinde cezaya dönüyor... Kirpiklerin hiçbir güzellikle halkalanmıyor. Baktığın tüm sular yeraltına çekiliyor. Sevmek korkusu ayrılırken çok önce, acı veriyor. İçine bile bakmıyorsun artık.Dünya  inandığın  o yitik cennet değil ! İnsan yaşar gider de sitem etmeden geçmez hayat.Sorar sorgular sitem eder! Çünkü hakkıdır sitem etmek. Siz şimdi bu satırları okurken kim bilir neye sitem ediyorsunuz? Ben kime ediyorum ?Meçhul... Bazen yorar işte hayat. İnsanlar yorar en çok en sevdiklerin gün gelir de en büyük sınavın olur. Bir de tüm bu yorgunluklara gönül yorgunluğu eklenir. En ağırıdır yorgunlukların. İnsan yoruldukça bu kocaman dünyada kendine yer arar ama bulamaz. Kaçmak istersin h...

Korların üzerinde bir ben

Resim
  Yürüyorum bak  Ayaklarım çıplak  Korların üzerinden geçiyorum  Halâ sımsıcaklar  Ateşi sanmaki ayaklarımı yakıyor  Yüreğim yanıyor  Bak Yürüyorum  Gidiyorum işte  Seni son kez ardımda bırakıyorum  Dönmemek için geri  Yüreğime bıraktığın korların  Üzerinden geçip gidiyorum  Sanma ki unuttum seni  Unutmadım ne yüzünü  Ne de bıçak kesiği sözlerini  Şimdi sesin değil de  Kocaman sessizliğin kaldı geride  Seninle birlikte yaktım hepsini  Sessizliği de aldım yanıma  Yürüyorum bak  Korların üzerinde  İşte gidiyorum şimdi... Dilara Vergili 

Kedere hoş geldin diyebilmek!

Resim
  Bütün değişimler zorlu yollardan geçer ... Hayatta bazen öyle anlara karışırız ki ,hüzün ,keder ve acı  öyle yerleşir ki içimize ,korkarız kaybolmaktan. Bir daha geriye dönememekten. Geriye dediğimiz nedir demi? Kendimize dönememekten korkarız en çok. İnsan ruhu, bedeni acılara ne kadar dayanabilir . Bir acı ne zaman terk eder bizi tamamen . Geçer mi bir gün ? Biter mi tüm sancılar... Prof. Brown , bir acının, kederin genellikle 6 ay ve ya 2 yıl içerisinde azaldığı söylüyor. Azaldığını! Geçip gittiğini değil!  İnsan sadece alışıyor bir nevi. Eskisi gibi acıtmıyor canını.  Brown , diyor ki; "Bu bizi birlikte kalmaya iten bir sistem" Azalacak sadece zamanla yavaş yavaş azalacak. Ama tamamen geçmeyecek hiç bir zaman. Bizimle birlikte olmaya devam edecek ! Unutmak isteriz bazen, sadece unutabilmek her şeyi. Bir zamanlar insana içine sığmayacak kadar mutluluk ve sevinç yaşatan anlar , gün  gelir en derin sancın olur . Her hatırladığın da kalbini burkan bir sızı olu...

Yaşadığımız her darbe gelişmesi gereken yanımızın aşısı..

Resim
 İnsan yaşamı boyunca hep mutlu olsaydı! hayatın anlamı kalır mıydı ? Bazen acı öyle ummadığınız bir anda  hayatınıza gelir ki sizi aydınlıktan o derin karanlık çukura çeker. O en sevdiğiniz denizde yüzerken aniden gelen bir dalga sizi uçsuz bucaksız maviliklerde savurur. İnsan denen varlık öyle güçlü ve öyle güçsüzdür ki aynı zamanda acı insanı paramparça eder ya da o parçalardan yeni bir insan yaratır. Aslında burda acıya verdiğimiz o tepki oluşumumuzun ilk basamağıdır. İnsan yaşamı boyunca hep mutlu olsaydı...Hayatın anlamı kalır mıydı? İnsana acı, ekmek gibi su gibi gerekli aslında. İnsan acıyla iyileşir! Bize sunulan acılar, bazen bize kim olduğumuzu gerçekte ne olmak istediğimizi gösterir ya da hatırlatır. Bazen kendimizi bulmamız için bir pusuladır... Her acı birşeyler götürür elbette ki insan hayatından ama bir çok şeyi de geri kazandırır. Kayıplarımız, korkularımız, travlarımız hepsi ne çok şey kattı insana! Aslında insan olabilmek tam da burada başlar. Bazen duvarlar...