Kayıtlar

Laodikeia etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Mutluluk neyle ölçülür?

Resim
  Mutluluk neyle ölçülür hayatta ?  Neyle tanımlar ya da... Para, huzur , maneviyat,sağlık,aşk ,kopmaz bağlar, sevgi...  Küçük bir an küçük bir sevinç yetmez mi mutluluğa. Size bugün bir park kenarından geçerken gözlemlediğim bir andan bahsetmek istiyorum.  Kaldırımda yürüyorum, bir yandan düşünüyorum, insanları gözlemliyorum. Bir parkın yanından geçerken bir yanda oynayan çocukları görürken diğer yanda babalarının çektiği karton arabasının yanında duran 2 çocuk ve çöpten karton toplayan  babaları. Babaları poşetten bir simit ya da poğaça  çıkardı daha sonra ikiye böldü birini bir kardeşe birini diğer kardeşe verdi... Çocuklar o simiti öyle mutlu yiyorlar dı ki hallerinden hiç şikayetçi değillerdi.  Tabi birde onların gözlerinin içine sevgi ile bakan babaları vardı yanında... Sonra diğer çocuk babasını beklerken diğer kardeşine ebe dedi ...  Ve koşmaya başladı... O kadar mutlu gülerek birbirlerini koşturuyorlardı ki parka ...oradan oraya sevinç...

Laodikya'da bir bank...

  İçimde bir hüzün bulutu Bir ayrılıktan kalmış Buruk bir veda Ayrılığın gecesinden kalma Birkaç göz yaşı göz pınarım da Bir ayrılıktan kalmış Laodikya 'da bir bank Yağmurda kalmış Islanmış büsbütün Anılar mazide kalmış Bir Ekim gecesin de mutluluk Şimdi çok uzak dünler Mutluluk,ayrılığın gecesinde kalmış İçimde bir hasret Gözlerim gözlerinde kalmış Bir bağrı yanık vuslat Bir türkü çalışıyor ötelerden Uzaklarda çok uzaklarda Belki dağların ardında bir yerde Dinliyorsun ,dinleniyorsun...

Bil ki seni düşlüyorum...

Resim
  Yıldızlara bak Aya , güneşe Bir rüzgar estiği zaman ötelerden Bil ki seni düşünüyorum Bil ki kokum karışıyor havaya Nefes alıyorsun sonra Nefesin karışıyor havaya Ötelerden çok ötelerden Bir rüzgar estiği zaman Biliyorum ki Nefesin geliyor Karışıyor kokun havaya Güneş yeniden doğuyorsa sabaha Biliyorum ki uyanıyorsun sende Başlıyor yeni bir gün daha sensiz Akşam olunca bir keder düşüyor yüreğime Ay yükselince tepeye Aynı anda gökyüzüne dalıyor gözlerimiz Bil ki seni düşlüyorum Uzakta çok uzakta bir yeri düşünüyoruz Düşlüyoruz  her ayın görünüşünde gökyüzünde ... Ve bir yıldız kayıyor gökyüzünde Bir düş diliyoruz ötelerden Bir yıldız, gün yeniden gelince Aynı dilekte buluşturuyor ellerimizi Bil ki ellerini arıyor ellerim...

Bir Dalga Vurdu Kıyıya

Resim
 Seni düşünüyordum  Mevsim hazan Bir dalga vurdu kıyıya  Aldı götürdü anılarımı  Gecenin en koyu karanlığında  Bir ışık vurdu yüzüme  Yakamozun tam ortasında! Bir dalga vurdu kıyıya  Aldı götürdü yüreğimi  Yüreğim bir kum gibi ufalandı  Bir gemi rıhtımda  Vuslata demir atmış  Bir hüzün dalgası  Aldı götürdü mutluluğu  Bir dalga vurdu kıyıya  Götürdü seni  Bir dalga vurdu kıyıya  Uyandık rüyadan  Derinlerde çok derinlerde kaybolduk...

Oluruna bırakın!

Resim
 "Oluruna bırak, her neyse geçer" "Oluruna bırak Her neyse geçer  Hayata zulmedip  Üzülmeye mi değer!" Böyle diyordu şarkıda ... Oluruna bırakmalı insan bazı şeyleri hayatta. Bir şey olacağı varsa eninde sonunda oluyordu zaten.  Ya da olmayacağı varsa da siz ne kadar zorlasanızda çabalasanızda bazen geçemezsiniz önüne hiçbir şeyin. Ne kendiniz ne  hayatınıza zulmetmeye değer mi gerçekten. Üzülmek neyi değiştirir. Sizden başka! Sadece sizi değiştirir.  Hiçbir karanlık gece sabaha kavuşmadan geçmez. Güneş mutlaka doğar gecenin üzerine . Geçmez dediğin acılar neyse , birgün mutlaka geçer. Bekler sadece zamanını bekler. Ne mutluluk ne acı ilk gün ki gibi kalmaz. Her neyse canınızı acıtan sizi üzülmeye iten, zulmeden hayatınıza, bırakın oluruna . Kendinize zulmetmeyi bırakın.  Çünkü bir gün geçecek.  İnsan, bile sınırlı kaldığı şu evrende bizimle barınan duygular , düşünceler bile ölümlü! Biz yarın ölmeyecek gibi sonsuza dek acılarımızla yaşamaya devam...

Bir Adım Atmadan, Bin Kez Düşünmek!

Resim
 Bir adımla başlar her şey ve bir adımla biter... Hayatta öyle kararlar vermemiz gereken anlar gelir ki , ağzınızdan çıkan bir söz bütün hayatınızın dönüm noktasındaki o başlangıç da olabilir bir hikayenin bitişi de. İnsan, bazen bir adım atmak için , bin kez düşünmeli belki de. Çünkü o adımı attıktan sonra bazı yolların ve söylenen bazı cümlelerin artık telafisi olmayacaktır.   Hepimiz, inişli çıkışlı duygular yaşadığımız, anlık gelişen olayların öfkesine, hayâl kırıklıklarına , büyük önyargılarının bizi sardığı anları yaşıyoruz, hayatın akışı içinde. Ve asıl önemli olanda o andan sonra attığımız her adım ve söylediğimiz her cümlenin bizi dönülmez yollara sokabileceğini unutmamamız.  İnsan, en büyük hatalarını ve en yanlış kararları genelde hep bu anlarda alır. "Öfkeyle kalkan zararla oturur" derler ya,her zaman zararla oturur mu bilinmez ama ... Çoğu kez o öfke yine insana zarar verir. Olumsuz bir durum , size olumlu sonuçlar doğurmaz! Duygularınızın etkisi altında...

Mutluluk her zaman vardır!

Resim
 Mutlu olmak istiyorsan içindeki ışığı açmayı unutma... Mutluluk, dediğimiz şey nedir? Ne kadar uzak bize ve ne kadar yakın aslında... Mutluluk çoğu zaman uzaklarda aradığımız ama aslında her zaman içimizde barınan karanlığımızın içinde saklanan bir ışık gibi bizimle .  İnsan, mutluluğa ulaşmak için kendine hep bir  koşul koyar. O zaman mutlu olacağını düşünür. İstediği işe başlayınca, çok istediği bir şeyi elde edince, gitmek istediği bir yere gidince peki bunlar size kalıcı Mutluluk verir mi ? Ya da mutlu olmak için neden o koşulların gerçekleşmesini bekliyoruz ki?  Mutlu olmak için koşullar koymayın kendinize çünkü hayat siz planlar yaparken sizi bambaşka planlarla karşılaştırır.  Hayat siz planlar yaparken başınıza gelenlerdir.  Beklemeyin bir anı birini ya da...  Çok uzağa gitmenize gerek yok , çünkü mutluluk sizinle zaten. İçinizdeki karanlıkta küçük bir ışık.  İnsan her an mutlu olabilmeli yetebilmeli kendi mutluluğuna!  Mutlu olmak iç...

İnsanı, insan mı yorar yoksa hayat mı ?

Resim
 Hayat mı yoksa insan mı ? Seni hem yoğuruyor, hem yoruyor ... Nefes aldıkça her gün , bir güneşin batışıyla ve doğuşuyla devam ediyoruz yaşamaya. Yaşadığımız her yeni gün yeni bir kapı açıyor bize. Bazen açmak istemesek de o kapıları yaşamak ve hayat bunu gerektiriyor.  Yoruluyoruz ve yoğuruluyoruz hayatın içinde. Peki bizi ne yoruyor ne yoğuruyor ya da... Bir söz okumuştum,diyor du ki; Hayat seni hem yoğuruyor, hem yoruyor.Sonra alışmayı öğreniyorsun ya da sabretmeyi. Peki bizi yoran hayat mı ! Yoksa insanlar mı? Ve şunu diyor, Ebu Umudani; Hayat insanı yormaz.İnsanı insanlar yorar, hayat topraktır. Kuyuyu insanlar kazar... Hayat yormaz ki insanı ! İnsanı yine insan yorar. Hayat bu süre zarfında başımıza gelenlerdir sadece...Bizi yoran hayatın şartları değil insanların sağırlığıdır . Her insan öylesine girmez hayatımıza ve öylesine çekip gitmez. Her gelen mutlaka kalana bir şey bırakır ve öyle gider. Bizi yoran da , aynı zamanda yoğurun da insandır , bu yüzden.  Mirza T...

Ümitvar olmak gerekiyor...

Resim
 Nefes aldıkça umut hep vardır! "Bütün iyi kitapların sonunda Bütün gündüzlerin, Bütün gecelerin sonunda Meltemi senden esen Soluğu sende olan, Yeni bir başlangıç vardır..." Ne güzel anlatıyor Edip Cansever "Umuş" şiirinde  Ümitvar olmanın güzelliğini... Umut,hayatın bir parçasıdır. Çünkü hayat "umut"tur. Yaşam , her gecenin sonunda ve her sabahın başlangıcında bize yeni mücadeleler sunar. Hepimizin savaşı, mücadelesi bambaşkadır. Ama hepimizin ortak bir noktası vardır, umut! İnsan ümitvar olmalı . Düştüğü zaman bir gün yeniden ayağa kalkabileceğini unutmamalı. Nasıl ki her karanlık gecenin sabahında güneş yeniden doğuyorsa sabaha , her kışın sonunda bahara kavuşuyorsa Dünya, İnsan da nefes aldığı sürece bir gün tüm umutsuzlukları umutlara kavuşacak.  Hayat her zaman size aydınlığını, yazını sunmayacak... Bazen karanlık kapkaranlık geceleriniz olucak ve hatta gündüzleriniz.Ayazda kaldığınız geceler olucak,kara kışlar geçireceksiniz belkide. Bazen bir sebep...

Saygı olmayan yerde sevgi barınamaz!

Resim
 Saygı yoksa sevgi de yoktur... "Saygı, insanları bir araya getiren köprüdür."  O köprünün ayakta durması saygının gücüne bağlıdır. Saygı varsa köprünün ayakları da bir o kadar güçlüdür .Ama, tek bir saygısızlık bile yıkabilir o köprüyü . Yıkmaya gücü yeter. Ve ardında bir çok duyguyu da yıkar, yok eder.  Saygı, tüm duyguların oluşumunun ilk basamağıdır. Saygı olmayan yerde, içinde iyi niyet barındıran hiç bir duygu yer edinemez. Sevgi yoktur! En önemlisi...  Saygı, varsa sevgi kendiliğinden çizer yolunu, gelir bulur yerini .. Saygı,her şeyden önemlidir! Sevgiden bile. Saygının bittiği yerde; dostluk biter, aşk biter, değer biter,çünkü sevgi bitmiştir.Kırılır insan. Tükenir, incinir ve yara alır.Tüm bu duygular birbirini besler aslında. Bir zincirinin halkaları gibi.Bir halka, bir duygu! Halkalardan biri koptuğunda diğer halkalar birbirine bağlanamaz!  Birine çok farklı davranışlarda bulunarak saygısızlık yapabilirsiniz. Kötü bir söz söyleyerek.Ama saygısızlık, ...

Laodikeia

Resim
 Geçmişin İzleri... Laodikeia'nın (Laodikya) tarihi geçmişini paylaşmadan önce, bu siteyi kurarken neden LAODİKYA adını seçtiğimden bahsetmek isterim.  Hayatta hepimizin zorlu ,karmaşık duygular barındırdığımız,içinden nasıl çıkacağımız konusunda gelgitler yaşadığımız dönemler olmuştur ve olmaya da devam edecek.  O dönemleri düşündüğümde,  bana o dönemlerde en iyi gelen şey yazmaktı. Yazmanın gücüne inanarak iyileşiyordu insan ! Laodikya'da yazılarımı yazma ve yayınlama kararı almam, bana bu dönemlerde iyi gelen nadir şeylerden birisiydi.  İnsana güzel gelen yerler... Bazı yerler vardır, bazı şehirler, sizi tüm yorgunluklardan, tüm hayat karmaşasından alıp huzuru bulduğunuz yerler. Huzurun nerde nasıl bulacağımız belirsizdir,hayat gibi. İnsan keşfederken yeni bir yerleri, bazı duygularla keşfettiği o yerlerde anlam bulur .O yerleri anlamlı kılan birileri vardır ve o yerler artık ölümsüzdür anılarla.  Laodikya, benim güzel anılarım, güzel dünlerimdi . Geçen ...