Kayıtlar

Şiir etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Ve Biz...

Uğruna savaştığımız acılar vardı yolda, Ve birer gölge gibi ardımızda bıraktığımız sevinçler... Karanlık bir nehrin kıyısında, Karşı yakaya varmayı umut eden yorgun ruhlar gibiydik. Acı, tutku ve imkânsızlığın iç içe geçtiği o yerde Kalbimiz, her atışında biraz daha kanayan bir yara… Uğruna yaşamayı dilediğimiz ölümler vardı, Sessizce kabullendiğimiz. Söyle, kaç kez öldük biz seninle? Ve hangi gecede, hangi karanlıkta Küllerimizden yeniden doğduk? Uğruna sevişmek değil yalnız, Uğruna yanıp kül olmak için sebepler aradık. Zifiri bir ormanda, Ağaç gövdelerine sinmiş çığlıklar gibi Sakladık içimizde bütün haykırışları. Ve biz… Kaç kez bir olduk seninle, Kaç kez parçalanıp yine kendimize döndü k?                                      Dilara VERGİLİ 

Derinlerde Kaybolduk

Resim
Gölgem ve ben uzun seyrettik maviyi  Deniz her dalgasında bir anımı getirdi gözümün önüne  Sular kayalara çarptı  Anılar yüzüme  Ve ben her çırpınışında dalgaların  Bir anımı bıraktım maviye  Ne zaman geldi kış  Daha dün yazdı  Ne zaman gitti limandan gemiler  Ne ara yolcu ettik  Bir daha geri gelir mi gemi bilmem  Liman yıkıldı  Eğer dönerse gemi bir gün geri bu limana  O liman yok artık  Başka limanlara  Başka denizlere yol alma vakti  Güneş battı bu denizde  Derinlerde uzaklarda bir yerde kayboldu  Dilara Vergili   

Gün o gün ...

Sen yoktun  İçimde binlerce kez sen vardın  Ben yoktum  Sende bir ben vardım  Biz yokken bu şehirde  Sen yokken Kimsesiz başıboş sokaklar  Aynı göğün altında aldığımız her nefeste Nefesimi üşüten bir hava vardı  Ah kalbim  Ah nasıl da atıyor halâ  Sen ki geldikçe aklıma  Ben kül ediyorum bu şehri  Sen düştüysen aklıma  Vay haline gecemin  Ah Yüreğim  Ah benim soluduğum havadaki nefesim Nasıl da soluksuz nefeslerim Ah benim dertlerimin en büyüğü  Dermansızım  Ah benim canım  Koca yürekli devim evim  İki gözüm iki çeşme bak Yokluğun hep o Kasım sabahı  Şimdi gün o gün  Hoşçakal iki gözüm  Tek sözüm  Babam ...  Dilara Vergili   

Sevda Sürgün Yüreğime

Resim
  Ben sende bütündüm  Sen bende tam Bak yalan oldu  Falcı kadın yalan söyledi Sen bendin ben sen sevgilim Şimdi iki uzak şehiriz Gözlerin gözlerime uzak Ellerin ellerime  Hasretiz şimdi  birbirimize Kavuşmak sürgün  Yüreğim gömdü kederi içine  Şehrim uzakta  Şehrin uzak bana  Tuzak artık kavuşmak  Ben sende bütündüm  Sen bende tam  Bak yalan oldu  Sevda sürgün yüreğime ... Dilara Vergili 

Korların üzerinde bir ben

Resim
  Yürüyorum bak  Ayaklarım çıplak  Korların üzerinden geçiyorum  Halâ sımsıcaklar  Ateşi sanmaki ayaklarımı yakıyor  Yüreğim yanıyor  Bak Yürüyorum  Gidiyorum işte  Seni son kez ardımda bırakıyorum  Dönmemek için geri  Yüreğime bıraktığın korların  Üzerinden geçip gidiyorum  Sanma ki unuttum seni  Unutmadım ne yüzünü  Ne de bıçak kesiği sözlerini  Şimdi sesin değil de  Kocaman sessizliğin kaldı geride  Seninle birlikte yaktım hepsini  Sessizliği de aldım yanıma  Yürüyorum bak  Korların üzerinde  İşte gidiyorum şimdi... Dilara Vergili 

Laodikya'da bir bank...

  İçimde bir hüzün bulutu Bir ayrılıktan kalmış Buruk bir veda Ayrılığın gecesinden kalma Birkaç göz yaşı göz pınarım da Bir ayrılıktan kalmış Laodikya 'da bir bank Yağmurda kalmış Islanmış büsbütün Anılar mazide kalmış Bir Ekim gecesin de mutluluk Şimdi çok uzak dünler Mutluluk,ayrılığın gecesinde kalmış İçimde bir hasret Gözlerim gözlerinde kalmış Bir bağrı yanık vuslat Bir türkü çalışıyor ötelerden Uzaklarda çok uzaklarda Belki dağların ardında bir yerde Dinliyorsun ,dinleniyorsun...

Bil ki seni düşlüyorum...

Resim
  Yıldızlara bak Aya , güneşe Bir rüzgar estiği zaman ötelerden Bil ki seni düşünüyorum Bil ki kokum karışıyor havaya Nefes alıyorsun sonra Nefesin karışıyor havaya Ötelerden çok ötelerden Bir rüzgar estiği zaman Biliyorum ki Nefesin geliyor Karışıyor kokun havaya Güneş yeniden doğuyorsa sabaha Biliyorum ki uyanıyorsun sende Başlıyor yeni bir gün daha sensiz Akşam olunca bir keder düşüyor yüreğime Ay yükselince tepeye Aynı anda gökyüzüne dalıyor gözlerimiz Bil ki seni düşlüyorum Uzakta çok uzakta bir yeri düşünüyoruz Düşlüyoruz  her ayın görünüşünde gökyüzünde ... Ve bir yıldız kayıyor gökyüzünde Bir düş diliyoruz ötelerden Bir yıldız, gün yeniden gelince Aynı dilekte buluşturuyor ellerimizi Bil ki ellerini arıyor ellerim...

Bir Dalga Vurdu Kıyıya

Resim
 Seni düşünüyordum  Mevsim hazan Bir dalga vurdu kıyıya  Aldı götürdü anılarımı  Gecenin en koyu karanlığında  Bir ışık vurdu yüzüme  Yakamozun tam ortasında! Bir dalga vurdu kıyıya  Aldı götürdü yüreğimi  Yüreğim bir kum gibi ufalandı  Bir gemi rıhtımda  Vuslata demir atmış  Bir hüzün dalgası  Aldı götürdü mutluluğu  Bir dalga vurdu kıyıya  Götürdü seni  Bir dalga vurdu kıyıya  Uyandık rüyadan  Derinlerde çok derinlerde kaybolduk...

Vakit,vuslat vakti...

Resim
  Mevsim sohbahar  Bir eylül akşamı  Vakit vuslat vakti Hasret en büyük yara şimdi En kalleş pusu Gecenin en koyu saati  En derin sessizliği evimin Hasret öyle bir çökmüşkü yüreğimize  Gecenin en ağır darbesi  En sessiz çığlık Sen uykularda  Ben umutlarda ... Hayâller peşindeyim yine  Sensiz geçen gecelere inat  Senli geçen gelecekler düşünmekteyim  Ama sensiz geçiyor her biri  Sen geçmiyorsun artık  Uzun oldu gidişin  Ne zaman gelirsin  Hangi mevsim  Hangi gün Saat kaç gibi mesela...

Sensizliğin Girdabı

Resim
  Sensizliğin derin girdaplarında kayboluyorum Sessizliğin  hiç bu kadar uzun sürmemişti  Uzamamıştı hiç bu kadar yalnızlığımız Yıllar şimdi uzun ve kederli Zaman, akrep yelkovan arası  durgunluk Sensiz geçen yıl ,bugün kaç yıl? Sen hangi coğrafyanın cennet bahçelerinde dolaşıyorsun ... Ben hasretinin cehenneminde yaşarken Gidişin  bir 27 Kasım sabahı halâ... Ben bir Kasım sabahındayım  halâ... Sen yoksun Uzak diyarların yollarına  düşmüşsün Hasret bize düşmüş...

Gitmeseydin...

Resim
Gitmeseydin yenilmeyecektim Merhamet edecektim kendime  Hasret kuşu yuva yapamayacaktı gönlüme  Gitmeseydin kabuğuma çekilmeyecektim  Gitmeseydin baharlarım kışa dönmeyecekti Gitmeseydin güneş pencereme doğacaktı her sabah  Üşütmeyecekti kışlar beni  Gitmeseydin aydınlıklar karanlığa dönmeyecekti  Gitmeseydin sonu böyle bitmeyecekti Bitmeyecekti hikayemiz  Bitmeyecektik  Gitmeseydin...

Bir Ayrılığın Sabahı

Resim
Ölüm bir şubat sabahı aldı seni Gidişin tüm enkazların altındaki o karanlıktı O kara sabah ben uyanırken uykudan Sen sonsuz bir uykuya kapıyordun gözlerini Bilsem uyanır mıydım ? O derin uykudan Ben gözlerimi açarken o sabaha Sen gözlerini son kez kapadın  Sen enkazlarda kaldın ben çaresiz Sen enkazlarda kaldın ben üşüdüm Sen enkazlarda kaldın ben sessiz Şimdi içimde koca bir enkaz halâ Bir ayrılığın  yıkılışı içimde Zaman bir şubat sabahı Soğuk, karanlık ,çaresiz... Güneş, o sabah ne aydınlattı ne ısıttı bizi Ölüm bir şubat sabahı yaktı içimi Göz yaşlarım içine aktı Sönmedi ateş Bir ayrılığın gecesi Kaç gece etti sensiz? Sessizce giderken sen Gökyüzünden tüm kuşlar da uçup gitti seninle Yeryüzündeki çiçekleri koparıp gittin Hoşçakal sonsuz bahçelerde atan kalbim Işıklar içinde sonsuzlukta sonsuza karışacağız Hoşçakal Loatang hoşcakal. 6 şubat Depreminde Kaybettiğim  Dostum  Sema Haddur'a Huzurlu Uyu Meleğimiz ...

Yüreğimde Sen

Resim
  Önümde kâğıt kalem, yüreğimde sen Bardakta biraz çay,dışarıda biraz kar Geride mazi, gelecek yakın, ya sen? Hangi vakit gelirsin, saat kaç gibi? Kaç şiir daha yazarım yokluğuna Sensizliğe daha  kaç çivi çakarım Kaç hasret daha birikir bu bedende, bu yürekte Ne zaman aydınlanır bu karanlık gece ? Hasret,ilmik ilmik işlendi yüreğime Hasret, gecenin en koyu saati Hasret, iyileşmek bilmeyen tek yaram Derdi çok yüreğimin tek dermansızı Yokluğun en soğuk kıştan daha soğuk Gidişin çok zamansız, çok acımasız Yaşanmamış bir hayat, yarım kalmış bir hikaye  Bizi buradan böyle mi alacak ÖLÜM?

Uzansam yanına, tam yanı başına...

Resim
  Uzansam yanına, tam yanı başına Uyusak beraber, sonsuza dek uyanmasak bir daha Tam da şu an gelsem sana uyanır mısın, o derin uykudan? Karşılar mısın beni? Sana hiç yakışmayan ölüm yakışır mı bana? Gelsem şimdi sana, biter mi bu dünyanın tüm kirli oyunları Gelsem uzansam yanına diner mi acılarım? Gelsem, uyansan uyusak ya da sonsuzlukta… Birlikte otursak cennetteki o koca çınarın gölgesinde, kevserin suyunu içsek kana kana Gelsem şimdi yanına uzansam yanı başına. Anlatsam anlatsan, ah ne çok şey var anlatılacak ne çok kelime var boğazımda düğüm düğüm. Yerden göğe uzanan koca bir hasret sarmaşığı var. Koca bir özlem... Gelsem şimdi o sarmaşık sarsa beni Ucu sana ulaştırır mı ? Tıpkı o sarmaşık gibi sarmalasak birbirimizi Gelsem uzansam yanına yanı başına Başımı yaslasam göğsüne ,uyusam orda sonsuza dek hiç uyanmasam… Dilara Vergili 

Bir Çocuk Vardı İçinde...

Resim
  Bir çocuk vardı içinde Uzaklarda çok uzaklarda Bir çocuk vardı içinde Unutma onu Sev,gülümse,konuş Bir çocuk vardı içinde Gözlerinin içi gülen Düşünce kalkan yeniden ayağa Kalkıp yeniden düşen Tut elinden onun Bir çocuk vardı içinde Saf, tertemiz, merhamet dolu yüreğiyle Bir çocuk vardı içinde Hatırla onu Sarıl,kucakla Bir çocuk vardı içinde Yalnız bırakma onu Bir çocuk vardı içinde Kocaman yüreğiyle baktığı zaman o gözlere Dünya güzelleşirdi bir an Bir çocuk var içinde Sana uzak ama çok yakın.