Kayıtlar

Saygı olmayan yerde sevgi barınamaz!

Resim
 Saygı yoksa sevgi de yoktur... "Saygı, insanları bir araya getiren köprüdür."  O köprünün ayakta durması saygının gücüne bağlıdır. Saygı varsa köprünün ayakları da bir o kadar güçlüdür .Ama, tek bir saygısızlık bile yıkabilir o köprüyü . Yıkmaya gücü yeter. Ve ardında bir çok duyguyu da yıkar, yok eder.  Saygı, tüm duyguların oluşumunun ilk basamağıdır. Saygı olmayan yerde, içinde iyi niyet barındıran hiç bir duygu yer edinemez. Sevgi yoktur! En önemlisi...  Saygı, varsa sevgi kendiliğinden çizer yolunu, gelir bulur yerini .. Saygı,her şeyden önemlidir! Sevgiden bile. Saygının bittiği yerde; dostluk biter, aşk biter, değer biter,çünkü sevgi bitmiştir.Kırılır insan. Tükenir, incinir ve yara alır.Tüm bu duygular birbirini besler aslında. Bir zincirinin halkaları gibi.Bir halka, bir duygu! Halkalardan biri koptuğunda diğer halkalar birbirine bağlanamaz!  Birine çok farklı davranışlarda bulunarak saygısızlık yapabilirsiniz. Kötü bir söz söyleyerek.Ama saygısızlık, ...

Sensizliğin Girdabı

Resim
  Sensizliğin derin girdaplarında kayboluyorum Sessizliğin  hiç bu kadar uzun sürmemişti  Uzamamıştı hiç bu kadar yalnızlığımız Yıllar şimdi uzun ve kederli Zaman, akrep yelkovan arası  durgunluk Sensiz geçen yıl ,bugün kaç yıl? Sen hangi coğrafyanın cennet bahçelerinde dolaşıyorsun ... Ben hasretinin cehenneminde yaşarken Gidişin  bir 27 Kasım sabahı halâ... Ben bir Kasım sabahındayım  halâ... Sen yoksun Uzak diyarların yollarına  düşmüşsün Hasret bize düşmüş...

Gitmeseydin...

Resim
Gitmeseydin yenilmeyecektim Merhamet edecektim kendime  Hasret kuşu yuva yapamayacaktı gönlüme  Gitmeseydin kabuğuma çekilmeyecektim  Gitmeseydin baharlarım kışa dönmeyecekti Gitmeseydin güneş pencereme doğacaktı her sabah  Üşütmeyecekti kışlar beni  Gitmeseydin aydınlıklar karanlığa dönmeyecekti  Gitmeseydin sonu böyle bitmeyecekti Bitmeyecekti hikayemiz  Bitmeyecektik  Gitmeseydin...

Sessizlik, en iyi cevaptır...

Resim
 Sessizlik, çok şey anlatır, İnsana... Thomas Stearns Eliot diyor ya ; "Söylediklerinizin değerini bilmeyen birine göstereceğiniz en güzel tavır, sessiz kalmanızdır. " Bırakın karşınızdaki insan sizi anlamak istediği kadar anlasın . Siz ne kadar anlatmaya çalışsanızda kendinizi o yine sizi anlamak istediği kadar anlayacak . Bazen susmak, derin bir sessizlik en büyük cevaptır aslında anlamak isteyene. Sessizlik bile çok şey anlatır insana. Nikos Kazancakis'in dediği gibi ; "Sessizlik iyidir , her şeyi söyler " Sessizlik, bomboş gibi görünsede aksine dopdoludur. Konuşmak fayda vermez bazen. İnsan  işte! Konuşmak anlatmak ifade etmek ister kendini yine de... Çünkü anlaşılabilmek ister! Ama, bazen ne kadar çok anlatmaya çalışsa kendini o kadar çok anlaşılmaz. Hayatta bazı zamanlar olur. Söyleyecek çok şeyiniz olur . Çok şey vardır, söylenecek. Ama bazen, bazı duygularda konuşularak anlatılmaz! Susar insan ...  Kırılmıştır,kızmıştır, anlaşılamamıştır... Oysa ki...

Beklentilerin kadar mutlusun...

Resim
  Nasıl geçiyor biliyor musun? Hiç kimseden hiçbir şey beklemediğin zaman... Diyordu ya şair; "Herkesten her şeyi bekle ama hiç kimseden bir şey bekleme." Yoksa hayâl kırıklıkları, kalp kırıklıkları peşinizi bırakmaz. O acı, o hayâl kırıklıkları geçmiyor yoksa... Nasıl geçiyor biliyor musunuz? Hiç kimseden artık bir şey beklemediğiniz zaman geçiyor hepsi . Hayâl kırıklığı yaşamak istemiyorsanız,  önce bunu kabul etmeniz gerekiyor, en acı deneyimlerle belki. Yaşadıkça her günü tecrübe ettikçe öğreniyor insan bazı şeyleri. Özellikle de acıyla öğrendiğin şeyler sadece aklında kalıyor . En acı yanı da bunu  en sevdiklerin öğretiyor sana . Beklentiler yorar insanı. Sizi hayatta ayakta tutacak tek kural bu belkide! İnsanız biz , etten kemikten ve her şeyin ötesinde içimizde barınan binlerce duygu var . Her gün yeni bir duygu yeni bir hayâl kırıklığı ile başa çıkmaya çalışıyoruz . Neden ? Çünkü beklentiler . Ya da birinden hiç beklemediğiniz bir davranışı görmek.  Hayat önc...

İnsan Zümrüdü Anka Kuşu misali, küllerinden yeniden doğabilmeli

Resim
Küllerinden Yeniden... " Kaf Dağı'nın tepesine''  Muhteşem görünümüyle Zümrüdü Anka Kuşu, diğer bir adıyla Simurg ,  Kaf Dağı'nda bilge ağacının dallarında yaşayan çok zeki bir kuştur . Efsaneye göre, Zümrüdü Anka , bilge bir kuş  olduğu için diğer tüm kuşlar başları sıkıştığında Zümrüdü Anka'ya giderlermiş.  Zümrüdü Anka, öleceğini anladığında bilge ağacına, kuru dallardan bir yuva yapar ve orada ölümü beklermiş. Güneş sabah  doğdunda kuru dallar yanar, Zümrüdü Anka Kuşu orada yanar, kül olur ve küllerinden yeniden doğarmış ! Bu kısır döngü uzun zaman böyle sürer giderken, birgün kuşların başı sıkışır. Kuşlar , bu sorunları çözse çözse Simurg çözer, diye arayışa geçmişlerdir. Hemen Zümrüdü Anka'ya ulaşmak istiyorlardır. Birgün uzak çok uzak bir ülke de Zümrüdü Anka Kuşu'nun kanadından bir tüy bulunur . Kuşlar büyük bir umuda kapılır ve çareyi bulmak  ,Zümrüdü Anka Kuşu'na ulaşmak için  yeryüzündeki tüm kuşlar uzak ülkeye doğru uçmaya başlamışlardır...

Bazen Kaybetmek Gerekir

Resim
  Kaybetmek... Hepimiz bu duyguyu hayatın farklı evrelerinde farklı şekillerde deneyimledik ve deneyimlemeyede devam edeceğiz. Bu hayat yolculuğundaki son durağımız değil! Tam tersi bir durak sadece ... Tecrübe durağı! Bir şeyleri kaybedeceğiz ki hayattaki en büyük deneyimi, tecrübeyi kazanalım . Bir şeyleri kaybetmeden bir şeyleri kazanamaz İnsan. Çünkü bazen kaybetmek gerekir! "Hayat kaybettiğin yerde başlar" diyordu şair. İnsan,önce düşmeli ki yeniden eskisinden daha güçlü adımlarla kalkabilsin ayağa . Çünkü düşmüştür,artık bir kere Bir kez daha düşse ilkinden güçlü kalkacaktır ayağa. Hayat size bir şeyi kaybettirmeden bir şeyleri kazandırmaz. Hayatın amacıda bu değil mi? Önce kaybet ki sonra kazan. İnsan sahip olduğu şeyleri mi kaybeder ? Yoksa hiç sahip olamadığı , sahip olduğu  sandığı şeyleri mi ? Hangisi daha zor bilinmez. Ama en zoru da sahip olduğunu sandığı hiç sahip olamadığı şeyleri kaybetmesi. Ve sonra onları yeniden kazanmak için kendi yolunu kaybedişi....