İnsan Zümrüdü Anka Kuşu misali, küllerinden yeniden doğabilmeli

Küllerinden Yeniden...


"Kaf Dağı'nın tepesine'' 


Muhteşem görünümüyle Zümrüdü Anka Kuşu, diğer bir adıyla Simurg ,  Kaf Dağı'nda bilge ağacının dallarında yaşayan çok zeki bir kuştur . Efsaneye göre, Zümrüdü Anka , bilge bir kuş  olduğu için diğer tüm kuşlar başları sıkıştığında Zümrüdü Anka'ya giderlermiş. 

Zümrüdü Anka, öleceğini anladığında bilge ağacına, kuru dallardan bir yuva yapar ve orada ölümü beklermiş. Güneş sabah  doğdunda kuru dallar yanar, Zümrüdü Anka Kuşu orada yanar, kül olur ve küllerinden yeniden doğarmış !

Bu kısır döngü uzun zaman böyle sürer giderken, birgün kuşların başı sıkışır. Kuşlar , bu sorunları çözse çözse Simurg çözer, diye arayışa geçmişlerdir. Hemen Zümrüdü Anka'ya ulaşmak istiyorlardır. Birgün uzak çok uzak bir ülke de Zümrüdü Anka Kuşu'nun kanadından bir tüy bulunur . Kuşlar büyük bir umuda kapılır ve çareyi bulmak  ,Zümrüdü Anka Kuşu'na ulaşmak için  yeryüzündeki tüm kuşlar uzak ülkeye doğru uçmaya başlamışlardır bile. 

Ama Zümrüdü Anka'ya ulaşmak o kadar kolay olmayacaktır! Zümrüdü Anka, Kaf Dağının tepesinde yaşarmış. Kuşlar oraya ulaşabilmek için yedi dipsiz vadiden geçmeleri gerekecektir.

Efsanede ki bu yedi tepe şunlardır;
-İrade Vadisi
-Aşk Vadisi
-Cehalet Vadisi
-İnançsızlık Vadisi
-Yalnızlık Vadisi
-Dedikodu Vadisi
-Ben Vadisi

İrade Vadisi,  bu vadi kuşlar için tam anlamıyla bir cennettir. Burada sınırlar yoktur! Zevke,sefaya...  Bir anda burada doyumsuzca her şeyi isteyen kuşlar buranın sihrine kapılır ve  buranın büyüsüne kapıldığı için sürü, burada birçok kuşu kayıp verir .

Aşk Vadisi , bu vadiye giren kuşların gözlerini bir sis kaplar . Gördükleri tüm nesneler onlar için bir kuş silueti alır ve kuşlar onlara aşık olurlar.  Çünkü, gözlerini bir sis kaplamıştır.Buranın sihrine kapılan kuşların çoğuda burada kaybolur .

Cehalet Vadisi,bu vadide kuşlar tüm amaçlarını ve hatta yola neden çıktıklarını, Anka Kuşu'nu unuturlar . Bu vadideki her şey gözlerine çok güzel gelmiştir. Gördükleri şeyleri sorgulamazlar. Sorgulamayı bıraktıkçada,düşünmezler. Düşünmedikleri içinde unuturlar .Ve unutukları için yükleri hafiflemiştir onlara göre. Amaçlarını unutan sürüdeki kuşların birçoğuda bu vadide kaybolmuştur.

İnançsızlık Vadisi, kalan kuşlar bu vadiye girdiklerinde çoğu şey anlamını yitirmiştir  artık . Zümrüdü Anka Kuşu ya yoksa diye düşünmüşler ya da varsa bile onu bulmanın bir şeyi değiştirmeyeceği inancına çoktan inanmışlardır.Kanadı yaralanan ve vadiden aşağı düşen bir kuşu gören bazı kuşlar, bu vadide öleceklerini düşünmeye başlamış. Kalan yolu tamamlayamayacaklarını düşünerek geri dönmüşlerdir.

Yalnızlık Vadisi, bu vadiye giren kuşları birden yalnızlık duygusu kaplar. Hepsi ne için uçtuklarını unuturlar . Birden sadece orada kendileri varmış gibi paniğe kapılarak yem aramaya başlarlar.  O kadar yalnızlık duygusu onları kaplar ki  bazı kuşlar yem ararken diğer hayvanlara yem olurlar !

Dedikodu Vadisi, buraya giren kuşlar fısıltılar duymaya başlar. Her bir kuş birbirine farklı bir şey söylüyordur. Bazı kuşlar, Zümrüdü Anka'nın, yeniden doğuşta tüylerinin yandığını ve bir daha çıkmadığını, bazı kuşlar ise Anka Kuşu'nun kendini öldürdüğünü ve de toprak olduğunu, bazı kuşlar Simurg'un aslında köti bir kuş olduğunu söylemişler. Artık oraya gitmelerine gerek kalmadığını söylerler. Böyle bir sürü olumsuz yargı kuşlar arasında dönüp dolaşır.  Bazı kuşlar bunun üzerine Zümrüdü Anka'yu bulmaktan vazgeçerek, geri dönerler. 

Ben Vadisi, bu vadiye giren kuşların içini ''ben '' duygusu çoktan kaplamıştır. Kuşlar,birbirlerini hemen eleştirmeye başlayarak, her kuş bir şey söylemeye başlar. Onlara göre her kuşun kendi doğrusu  vardır. Hepsinin yolu birdir! Zümrüdü Anka Kuşu... ama onlar farklı bir yol varmış gibi aralarında en sonunda bir liderlik kavgasına girerler. Bu kavgada kuşlar birbirini ezmeye başlar. Ta ki ''Ben'' vadisinden çıkana dek. 

Ve Kaf Dağı...

Yola çıkan yüzlerce kuştan sadece otuz kuş Kaf Dağının tepesine varmışlardır. Çoğu kuş, bu yolculukta, dünyevi şeylere takılmış,yorulmuş, şikayet etmiş,inaçları azalmış... Kaf Dağı'na ulaşan otuz  kuş bir şeyi anlamışlar orada. '' Si'' farsça da otuz, ''murg'' ise kuş demekmiş. Aslında hepsi birer, Simurg'muş! aradıkları hükümdar değil meğerse kendileriymiş. 


Hepimiz bir mücadele içerisindeyiz...

İnsan, Zümrüdü Anka Kuşu misali küllerinden yeniden doğabilmeli. Sıfırdan başlayabilmeyi hayata . Defalarca kez yanıp kül olsada , yeniden doğar küllerinden. Bu yolculukta insan, sabretmeli , umudunu yitirmemeli, inançlarını köreltmemeli ! Kendini bulma yolculuğunda , yeniden  doğuşunda sabretmeyi ve emek vermeyi öğrenmeli ki yeniden doğabilsin.
Hayatta, varoluş yolculuğumuzda bir sürü engel ile karşı karşıya kalırız. Tıpkı Simurg'un  arayışına çıkan tüm kuşlar gibi... Farklı vadilerden geçmek zorunda kalırız hayatta. En dibe de vurabiliriz bazen. Karşımıza çıkan ilk engelde pes etmemeliyiz , yollar bize her adımımızda farklı engelleri çıkarsada , her engel yeni bir keşif yeni deneyim ve yeni bir öğretidir, umudumuzu yitirmemeliyiz . Çünkü en dibe vurmak da çok şeyi öğretir insana.
Bazen de bu yolculukta içsel mücadelinizde ,kendinizi ararken, benliğimizi kaybetmemeliyiz. İnsan, yolda öyle şeylerle karşılaşır ki yola neden çıktığını bile unutabilir. Bazı anların bazı şeylerin büyüsüne kapılır. Körü körüne bağlanmadan, inanmışlar ile çıkılan yollar hedefe ulaştırır insanı. 

Yürümeye devam ettiğiniz sürece güzel günlere daha yakın olucaksın.Hiçbir güzellik  hemen size sunulmaz hayatta.Emek vermeden, sabretmeden, yorulmadan ve dibi görmeden güzelliklere ve ulaşmak istediğiniz yere ulaşamazsınız. 

Yorulcaksın, acı çekeceksin belki kanatların yanacak... Kanadın da kırılsa bir gün mutlaka bir güç gelecek. Yolun sonunda küllerinden yeniden doğacaksın. Zümrüdü Anka misali. 



Yol, kendi varoluşunun yolculuğu. Hükümdar başkası değil! Aradığın sensin...

Dilara Vergili 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Ve biz dünün içinde bir zamanlar var olmuş insanlarız artık!

İç Huzur ve Sağlık Arasındaki Güçlü Bağ !