Ve biz dünün içinde bir zamanlar var olmuş insanlarız artık!
"Geçmez dediğin kaçıncı günün yarınındasın "
Sonra akıp gider zaman... Mevsimler karışır birbirine günler geceler haftalar ve aylar geçer.
Zaman ne tuhaf... Şimdi neredeyiz. Dün neredeydik. Oysa ne hayâllerimiz vardı geçen yıl bugün? Zaman hatıralarımızın üzerine çöker bir toz gibi . Bazı silinir , bazılarıysa her esintede yeniden canlanır .
Bir zamanlar ulaşmak için yanıp tutuştuğun yer , şimdi geride bıraktığın bir gölge olur sadece .
Zamanın akışı ve kaçınılmazlık tam da bu işte...
Zaman ne olursa olsun ilerler durmadan . Elimizde değildir onu durdurmak ileri sarmak ya da geriye almak. O önlenemez bir akıştır. Zaman durup dinlenmeyi bilmez! Ellerimizden kayıp giden su misali biz tuttukça daha da hızlanır . Bir an geçmişi avucumuzda hissederiz ama göz açıp kapayıncaya kadar buhar olur ...
Çok değil belki geçen ay geçen yıl belki dün ! Bize sonsuzmuş gibi gelen anlar vardı. "Hiç bitmesin dediğimiz sohbetler , dalıp gittiğimiz manzaralar, adımlarımızı yavaşlattığımız yollar , izlenen filmler , göz göze geldiğimiz anlar ...
Bugün dönüp baktığımızda hepsi sis perdesinin ardında birer siluet. Sesler uzaklaştı, yol bitti, anılar soluklaştı...
Ve biz dünün içinde bir zamanlar var olmuş insanlarız artık. Zamanın bizi nereye savurduğunu anlamamız uzun sürer "zaman alır "
Geriye dönüp bakmak istediğimizde bir zamanlar varlığımızın en büyük parçası olan şeyler şimdi yalnızca hatıradan ibaret olur .
İnsan en çok da halâ içinde yaşayan ama artık hayatında olmayan şeylere özlem duyar. Biz geçmişi özler sanırız!
Aslında ne o geçmişteki mekanları geçmişteki yerleri özleriz !Geçmişi değil o zaman ki hislerimizi özleriz .Bizi o günlere götüren özlem durduran şey ,o an hissettiğimiz duygulardı. Kimimiz için mutluluk, kimimiz için güven, kimimiz için sevgi ve huzur... O an var olan duygular şimdi belki eksik hissettiğimiz duygular. Bu yüzden de daha çok özlem duyuyoruz geçmişe, o duyguları hissetmeyi özledik çünkü.
Ama geçmişteki anıları yeniden canlandırmayız artık! Evet yaşatabiliriz hayâllerimizde ama yaşayamayız yeniden . Geçmiş ve gelecek arasında tek bir gerçek vardır, o da yaşadığımız şu an !
Geçmişi düşündüğümüz her an kendimize çektirdiğimiz her acıda her buruk hayâlde yaşadığımız bu "an" ı kaçırıyoruz . Oysa yaşamak , tam da şu an aldığımız nefeste . İnsanı yaşadığı şu anı anlamlandırdığında işte o an geçmişin yüklerinden kurtulup gelecek için umutla hayâl kurup özgürleşir. Evet Özgürleşmek! Çünkü geçmişe görünmez iplerle bağlı olan biri yaşadığı anda özgür olamaz . Duyguları düşünceleri hayâlleri özgür değildir.
Poule Coelho der ki;
" Geçmişin gölgesinde yaşarsan , geleceğin ışığını göremezsin."
Gölgeleri ardımızda bıraktığımızda ışık anca yolumuza düşer ve yollar aydınlanır. Vakit , geçmişin gölgesinden sıyrılıp geleceğe yürüme vakti .
Yazan
Dilara VERGİLİ
Laodikya okurlarına sevgilerle...

Yorumlar
Yorum Gönder