Kayıtlar

Sen Olunca...

  Sen olunca gerek kalmazdı güneşe Gözlerin aydınlatırdı tüm evreni Göğsün en büyük sığınağım olurdu  Sözlerin en sevdiğim şarkı olurdu Sen olunca kışlar üşütmezdi beni Isınırdım sen kocaman ellerinle elimi tuttuğunda Gözlerin değdiği zaman gözlerime Bütün korkularım son bulurdu Sen yanımda olunca sonsuz olurdum  Sonra gittin bir Kasım sabahı Gidişinle sonum oldun Şimdi sensin yalnızlığımın sebebi Gidişinle kaç mevsim geçti saymadım Geçen her zaman daha da yara açtı  Hergün, geçen her ay, geçmiş her yıl için Yeni bir hasret ekledim hasretine Sen gidince hasret kapanmaz yara oldu Aydınlıklar karanlığa karıştı Bütün zamanlar hüzün gözyaşı doldu Hasretin hiç dinmeyen sancısı oldu Yıkık dökük yara alan yüreğimin... Babama büyük bir özlemle Tüm Ölümsüz babalara...

Hoşçakal baba

Resim
 Babama... Her masalın bir kahramanı vardı Bir masal değildi yaşanılanlar  Çünkü masalların sonu iyi biterdi … Ama sen benim kahramanımdın Koca yürekli devimdim  Evimdin  Şimdi evim yok Bir devir bitti Sen gittin  Eskidi zaman  Eskidikçe zaman biz eksildik  Hasret kuşları yuva yaptı yüreğime  Sen her gelişinde aklıma  Bir kuş çırpındı kalbimin ortasında  Kanadı kırık  Çırpındıkça uçamayan Sahi kaç ay kaç yıl geçti evinden ayrı  Kaç gecemi sabah ettim sensiz  Ne sen gelebildin evine  Ne ben gelebildim yanına  Günler ayları kovaladı  Aylar yılları  Acımasızca geçip gidenin zamanın ardında Anılar kaldı  Sahi yaşasaydın  Olmayacaktı acı hatıralar  Hasretin bir kor misali halâ  Külleri sıcak  Şimdi ... Masal bitti  Sen uyudun  Ben uyandım rüyadan...  Babama  Dilara Vergili 

Vazgeçme!

Resim
 Hayatın zorlukları ve belirsizlikleri karşısında yılmamak ! Bu yazıma başlarken,Romalı Ünlü düşünür Seneca'nın sözüyle başlamak istiyorum. " Eğer burada durup daha ileri gitmeyeceksek neden bu noktaya kadar geldik" Seneca,bu sözünde insanı,hayatın amacını sorgulayan ve onları içsel bir yolculuğa çıkmaya davet ediyor . Hayat insanın önünde bitmek bilmeyen sonu gelmeyen uzun bir yoldur. İnsan bu yolda,bir sürü engel ile karşı karşıya kalır. Bazen yol, engebelidir,bazen çiçekli,bazen çamurlu ama yinede devam eder yolculuk . Etmeli ! Eğer bir hedefe,bir amaca ulaşmak istemiyorsak , neden çıktık bu yola, neden yolda onlarca engelle mücadele ettik.  Unuttuk mu yoksa ! Unutmamalıyız ! Hatırlamalıyız her defasında yola neden çıktık ya da kimle çıktık.  Evet insanız! Bir makine gibi değil ! Yoruluyoruz, yıpranıyoruz,bazen duygularımız yanılıyor, yolda umudumuzu ya da cesaretimizi kaybediyoruz!  Ya da yola birlikte çıktıklarımızı kaybediyoruz. Bilmiyoruz bilemiyoruz . Yolda n...

Duygular ve dalgalar !

Resim
 "Duygular dalgalar gibidir " Hayatta her zaman aynı duygulara sahip olamayız .Tıpkı deniz gibi su gibi.Sular hep durgun mu olur ? Bazen fırtınalı geçer deniz bazen güneşli .Bazen sakin usul usul yol alır gemiler ama bazende çılgın dev dalgalarla mücadele ederler... Tıpkı insan gibi ... Bazen bir güne güzel uyanırken diğer sabaha bambaşka bir ruh haliyle uyanabiliriz. Bugün mutlu yarın mutsuz olabiliriz .Şuan belki sinirliyiz,öfkeli, telaşlı ,üzgün ,düşünceli ya da şuan hangi duygu durumuna sahipseniz .Ama biliyoruz ki ve sizde biliyorsunuz ki geçen zaman gibi duygularımız da yerini başka duygulara bırakacak. Sular durulacak. Yükselicekte aynı zamanda. Fırtınaya göğüs germemiz gerekecek belkide . İşte önemli olan büyük dalgalara kapılıp büyük duyguların yanında büyük kararlar vermemek.  Tam da bu yazımla ilgili bugün karşıma çıkan bir klinik psk.  tarafından paylaşılan bir yazıyı alıntılamak istiyorum ... Diyor ki: "Hayatımız boyunca karşılaştığımız her duygu,dalgalar gi...

Yaşamak Telaşı!

Resim
 Yaşama telaşı sarmış hepimizi. Bazen hayatın senin öyle üstüne üstüne geldiği zamanlar olur ki ... Bir kaçış ya da çıkış yolu ararsın kendine ... Ve ya tam tersi kaybolup gitmek istersin o karanlıkta... kimilerimiz hayatın o üstüne üstüne geldiği anda hayata devam edecek sebepleri vardır ... kiminin bir sevdiği,kiminin çocuğu,kiminin umudu,kiminin eşi, kimininde kimsesi yoktur kendinden başka ,ne tuhaf dimi hayatta her gün bambaşka bir mücadele ile yaşamaya devam ediyoruz. Yaşamak buysa eğer... Ne ağır sancılı değil mi yaşamak  Hayat bir seher vakti gecenin ucunda  Sabah güneş yükseltirken tepeye  Yeni bir gün daha başlıyor  İnsanoğlu her şeyden habersiz ... Belkide çok takmamak lazım yaşamı hayat dediğin bir güneş doğuşu bir güneşin batışı arasında. Yaşam mücadelesinin ruhumuza bıraktığı yaralarla nereye kadar devam edebiliriz . Edemeyiz ... Birgün öyle düşeriz ki yanımızdaki insanlar bile kurtaramaz bizi . Kendi elinden kendin tuttuğun zaman işte o zaman be...

ADEM'İN YARATILIŞI

Resim
" THE CREATİON OF ADAM " -Michelangelo Michelangelo'nun eşsiz sıradışı "Adem'in yaratılışı " eseri 1511 yıllarında yapılmıştır. Eser, tanrı'nın ilk insan Adem'e hayat üflemesini betimler. İnsan ırkının başlangıcı ve yaratılışı ile ilgili her şeyi bu eserde görmek mümkün. Tanrı sadece kollarını uzatarak Adem'i yaratır, ona parmakları buluştuğunda ruhunu verir ve mesih çocuğunu Adem'in kurtarıcısı olarak gösterir.Tablonun  her bir ayrıntısı önemli ve dikkat çekicidir, ama ilk bakışta , en önemli dört detay göze çarpar. Yeryüzündeki cennet bahçesindeki Adem, Tanrı , Tanrı'nın kolunun altındaki Havva ve Tanrı ve Adem'in birleşmek üzere olan elleri. Tablodaki diğer detaylarda,Tanrı'nın çevresindeki insan suretindeki melekler, göze çarpar.  Bu sıradışı eserde birden fazla figür ve içerik bulunması "Adem'in yaratılışı " tablosunu tek bir hikaye ve olgu ile açıklamayı çok da mümkün kılmamıştır.  Bu eşsiz eser, çapraz bir çiz...

Mutluluk neyle ölçülür?

Resim
  Mutluluk neyle ölçülür hayatta ?  Neyle tanımlar ya da... Para, huzur , maneviyat,sağlık,aşk ,kopmaz bağlar, sevgi...  Küçük bir an küçük bir sevinç yetmez mi mutluluğa. Size bugün bir park kenarından geçerken gözlemlediğim bir andan bahsetmek istiyorum.  Kaldırımda yürüyorum, bir yandan düşünüyorum, insanları gözlemliyorum. Bir parkın yanından geçerken bir yanda oynayan çocukları görürken diğer yanda babalarının çektiği karton arabasının yanında duran 2 çocuk ve çöpten karton toplayan  babaları. Babaları poşetten bir simit ya da poğaça  çıkardı daha sonra ikiye böldü birini bir kardeşe birini diğer kardeşe verdi... Çocuklar o simiti öyle mutlu yiyorlar dı ki hallerinden hiç şikayetçi değillerdi.  Tabi birde onların gözlerinin içine sevgi ile bakan babaları vardı yanında... Sonra diğer çocuk babasını beklerken diğer kardeşine ebe dedi ...  Ve koşmaya başladı... O kadar mutlu gülerek birbirlerini koşturuyorlardı ki parka ...oradan oraya sevinç...