Yaşamak Telaşı!

 Yaşama telaşı sarmış hepimizi.


Bazen hayatın senin öyle üstüne üstüne geldiği zamanlar olur ki ... Bir kaçış ya da çıkış yolu ararsın kendine ... Ve ya tam tersi kaybolup gitmek istersin o karanlıkta... kimilerimiz hayatın o üstüne üstüne geldiği anda hayata devam edecek sebepleri vardır ... kiminin bir sevdiği,kiminin çocuğu,kiminin umudu,kiminin eşi, kimininde kimsesi yoktur kendinden başka ,ne tuhaf dimi hayatta her gün bambaşka bir mücadele ile yaşamaya devam ediyoruz. Yaşamak buysa eğer...

Ne ağır sancılı değil mi yaşamak 

Hayat bir seher vakti gecenin ucunda 

Sabah güneş yükseltirken tepeye 

Yeni bir gün daha başlıyor 

İnsanoğlu her şeyden habersiz ...

Belkide çok takmamak lazım yaşamı hayat dediğin bir güneş doğuşu bir güneşin batışı arasında.

Yaşam mücadelesinin ruhumuza bıraktığı yaralarla nereye kadar devam edebiliriz .

Edemeyiz ... Birgün öyle düşeriz ki yanımızdaki insanlar bile kurtaramaz bizi . Kendi elinden kendin tuttuğun zaman işte o zaman belki hayatın üstüne üstüne geldiği zamanları geri itersin.  

Dedim ya çok fazla ciddiye almamak gerek belkide yaşamı ve yaşamayı. İnsan hep anlardan ibaret şimdi bu andayız siz bu satırları okuyorsunuz ve birazdan bu an bitecek ve yeni bir satıra başlayacağız. Ya peki o zaman? 

Neden bu kadar hayat telaşımız kime neye niye? 

Ne güzel anlatıyor Tibet Avcı,

Yaşama Telaşı dizelerinde ;

"Yakalamaya çalışıyoruz zamanı

Oysa zaman kovalıyor bizi

Çok mu yakın sonumuz.

Varamadık mı yoksa yolun sonuna?

Hayat mı insanın esiri,

insan mı hayatın?

Kimin umurunda ki

Yaşama telaşı sarmış hepimizi."

Yaşamaya telaşı sarmış hepimizi .Ne derin bir cümle sonsuz anlam yüklü ...

Bazen o telaşın içinde göremiyoruz duyamıyoruz ve durduramıyoruz geçen giden zamanı .

Diyor ya Behçet Necatigil;

"Yaşamak telaşı çekip götürür sizi "

Ve insan göremez,duyamaz ve kaçırır hayatı

Anları yaşayamaz 

Ve götüremez yarınlara bu günleri 

Oysa hayat şimdi 

Bu an ... 

Ya telaşımız yarın için mi?

Bir söz var ya;

"Endişesi yarındı gece öldü "

Yaşamayı yavaş yavaş öğrenmek gerek belkide ,endişe duymadan ertelemeden acele etmeden .

Çünkü hepimizin savaşı bir gün mutlaka bitecek .

Birgün sular durulacak ...


-Dilara Vergili -


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Ve biz dünün içinde bir zamanlar var olmuş insanlarız artık!

İnsan Zümrüdü Anka Kuşu misali, küllerinden yeniden doğabilmeli

İç Huzur ve Sağlık Arasındaki Güçlü Bağ !