Yargılamak kolay zor olan dinleyebilmek !
Kendini yargılamak başkalarını yargılamaktan çok daha güçtür...
Her insan iyi olmayabilir ama her insanda bir iyilik mutlaka vardır, diyordu Oscar Wilde. İnsan, insanı yargıladığı sürece, içimizdeki iyilik bir bir azalıyordu. Oysaki insan,her şeyden önce kendini yargılamalıydı. Başkalarını inancına, kıyafetine, çevresine, fikir ve görüşlerine göre yargılamak kolay olandı. Zor olan insanın kendini yargılamasıydı.
Antoine de Saint'in der ki;
''Kendini yargılamak başkalarını yargılamaktan çok daha güçtür.''
İnsan başkalarını yargılamaya kalktığında âdeta bir kartal gibidir. Ama sıra kendini yargılamaya gelince köstebek gibi davranır. İnsanlar,sizin sadece gemiyi limana ulaştırıp, ulaştıramadığınıza bakar. O gemiyi, hangi fırtınalardan, denizlerden, dalgalardan geçerek limana ulaştırdığınızla ilgilenmezler.
Hepimiz aslında yalan dünyanın yargıçlarıyız. Yaşamın bile kusursuz olmadığı bu evrende kusursuzluk peşindeyiz.İnsan kendinin eleştirilmesinden, yargılanmasından kaçar! Ama bir başkasını kolayca yargılama hakkı bulur, kendisinde. Kendi karanlık, gölgede kalmış yönleriyle yüzleşemediği için başkasını yargılamak daha kolay gelir. Kendi gölgede kalmış yönlerimizi ortaya çıkarmadıkça, başkalarını yargılamaktan hiçbir zaman vazgeçmeyeceğiz. Eleştirdiğimiz, yargıladığımız her durumun birgün bizi de bulabileceğini unutmamalıyız. İnsan kendini bile henüz daha tanıyamamışken karşındakini nasıl olur da yargılamak için yeteri kadar tanımış olur. Çünkü yargılamak kolay olandır, zor olan dinleyebilmektir. Dinlemiyoruz, anlamıyoruz, empati kuramıyoruz. Kim hangi hayatlardan, hangi mücadelelerden çıkıp geldi bilmiyoruz.
Neden başkalarını yargılarız? Egomuzu korumak, üstünlük ve haklılık duygusu yaşamak ve sahte bir özsaygı geliştirmek. İnsan, beğenmediği ona uymayan bir durum ve kişi ile karşı karşıya geldiğinde yargılama mekanızmasına geçiyor.İnsan tüm bu duyguları yaşarken birbirini yargılamaktan öyle bir duruma geldi ki karşındakini sevemez oldu.
Kolay olan, dış görünüşüne göre yargılamaktır. Dışarıdan baktığınızda, uğur böceği, hamam böceğinden daha güzel görünür. Halbuki farkı yoktur, ikisininde. Birini elimize alıp, diğerini öldürmeye çalışmak tamamen dış görünüşüne bakarak verdiğimiz bir karardır. Yargılamakta birini tam burda başlar. İçini göremediğimiz, dinleyemediğimiz ve anlayamadığımız her insanı yargılama hakkına sahip olduğumuzu düşünürüz.
Halbuki sevmekle başlar, her şey. Anlamak gerekir insanı. Ne güzel demiş Mevlana;
Kimseyi geçmişi ile yargılama, unutma elmas da işlenmeden önce bir parça kömür idi.
Kendini olduğun gibi kabul ettiğinde başkalarını da olduğu gibi kabul edeceksin. Çünkü bu hayatta, her ruhun, her bedenin bambaşka bir yolculuğu var. Bunu bilemeyiz!

Evet , yargılamak çok kolay gerçekten asıl mesele dinlemek anlamak...
YanıtlaSil