Kıran siz olmayın! Kırılan olsanız da...

''Kırıcı ve gururluyuz ''




Yaşamda insanı pekçok farklı duygu yönetir. Bazen birini çok severiz, bazen birinden nefret ederiz, bazen kırılırız, kızarız. Yaşadığımız duygu karşımızdaki insana aynı duyguyu yaşatma hissi yaratır. Ve insan elindeki en etkileyici silahı kullanır. Duygularını davranışlara döker. Kırıldığından fazla kırar. Sevildiği kadar sevmez. Sevdiği kadar sevilmez. Nefret ederken bir taraf, nefret nedir bilmez diğer taraf.






Diyor du ya şair;
Yarın öleceğimizi bilsek, tüm kırgınlıklarımızı unuturuz; ama biz sonsuza kadar yaşayacakmış gibi kırıcı ve gururluyuz!

İnsanoğlu her ne kadar kabul etmesede çoğu kez bu durumu. Gururludur ve kırıcıdır. Çoğu zaman da gururu en büyük etkendir, yaşattıklarında ve yaşadıklarında. 
Gerçektende yarın öleceğimizi bilsek affederdik bizi kıran herkesi, yarın öleceğimizi bilsek kırmazdık, kızmazdık ardımızda kalacakları. Unutabilirdik her şeyi...

Gurur denilen duygu,bazen vurur insanı! İnsan, gururunu kontrol edemediği zaman, gurur kibire dönüşür. Kibire döndüğü zamanda, insan kızar, kırar ,affetmez... Unutur vefayı. Kaybeder içindeki iyimserlikleri. 
Güçlü sandığı o duygu en büyük zayıflıktır aslında. Anlayamaz bunu uzun bir süre. Hayat birgün geçmişin fotoğrafını koyduğu vakit önüne insan anlar o an. Yenilir kibirine. Yendiği sandığı her şey aslında yenildiği olmuştur.

Bazen, hayatta  öyle anlar yaşarız ki ,affetmemiz gereken, kırıldığımızda bile kırmamız gereken anlar. Affetmeliyiz, yoksa yola devam edemeyiz. Kıran siz olmayın, kırılan olsanız da .Yola huzurlu devam edebilmek burdan geçer çünkü. İnsan en büyük felaketlerini yine kendi aldığı kararlar ile getirir.
Kırıldığı kadar kırınca, affedemediğinde , karşısındakine kötülük yapmaz sadece . Kendinede yapar, en büyük kötülüğü. 

Kibiri kendinizden uzak tuttuğunuzda işte o an şefkat doğar! İnsan güçsüz sandığını düşündüğü o duygu ile güçlenir aslında. Zenginleşir...

Bu kocaman evrende bir toz tanesi bile değiliz belki! Ama hepimiz de biriciğiz aslında. Ve hiçbirimiz birimizden üstün değiliz. Üstün göremeyiz kendimizi. Birisini sizden üstün gösteren ne özelliğiniz var ki aslında. Hepimiz aynı başlagıçı yaşamadık mı bu evrende, doğduk ve hepimiz öleceğiz birgün.

Birgün bu dünyadan göçüp gittiğinizde ardınızda kibrin açtığı o büyük yaraların hesabını vermeden ayrıldığınızda hçbir şeyin geri dönüşü olmayacaktır, artık. Yarın ölecekmişiz gibi yaşamalıyız hayatı. Kırmadan, kızmadan, kırılmadan öğrenmemiz gerek. Gurur, denilen güçlü sandığınız o duygu birçok zayıflığı barındırır, koynunda. Mutluluk asla barınamaz orada. Kibrin önder olduğu bedende, ne insan mutlu olur ne de yanındakini, karşısındakini mutlu eder.


Bırakın, affetmeyi deneyin en azından. Kırılan olsanız da affedin, kıran olsanız da af dileyin! Affedebilmeyi öğrenin! Sonra kibriniz vicdanınızın sesini kısar! Duyamazsınız. Ne açtığınız yarayı görebilirsiniz ne de kendinize vereceğiniz o zararı tahmin edebilirsiniz. 

Diyor ya, Hacı Bayram Veli;
Gurur ve kibir bele bağlanan taş gibidir, onunla ne yüzülür ne de uçulur. 


Yorumlar

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Ve biz dünün içinde bir zamanlar var olmuş insanlarız artık!

İnsan Zümrüdü Anka Kuşu misali, küllerinden yeniden doğabilmeli

İç Huzur ve Sağlık Arasındaki Güçlü Bağ !