Oysa yaprakta ağaca güvenmişti...



 ''Dünyada bir tek insana inanmıştım.O kadar çok inanmıştım ki, bunda aldanmış olmak, bende artık inanmak kudreti bırakmamıştı. Hayatta en güvendiğim insana karşı duyduğum bu kırgınlık, adeta bütün insanlara dağılmıştı. ''

SABAHATTİN ALİ (Kürk Mantolu Madonna )

İnanmak güvenmek birine karşı beslediğimiz bu yoğun duygular bir gün gelip yok olduğunda yalnızca karşımızdaki o insana değil tüm insanlığa karşı güven duygumuzun kaybedilmesine yol açar. Sarsılırız... duygularımızla birlikte kendimizde inancımızda sarsılır.

İhanet, hayal kırıklığı, güvenli alanını kaybetme , inandığın şeyin yok olması insan ruhunda ağır hasarlar bırakıyor.

İlk güven duygumuz nerede başlar hiç düşündünüz mü ?

Bu konuda belki çok fazla fikir ya da bilimsel olarak açıklanmış teoriler olabilir ama ben kendi fikrimi ifade edecek olursam, bana göre insanın ilk güven duygusu anne karnında oluşur!

Mucizevi bir o kadar da eşsiz bir şey. Bebek anne karnında anneye bir göbek kordonu ile bağlıdır.Anneden besin ve büyümesi için gereken vitaminleri almak için ama aynı zamanda anneye bağlıdır hayatta kalabilmesi için... Anne ve bebeği arasında daha doğmadan öyle bir güven ve bağ vardır ki sanırım bunu anlamak yaşamayanlar için zor . Ama bizlere anlatılanlara göre öyle. 

Bebek doğar dünyaya gelir , ve ilk yaptığı şey ağlamak olur değil mi? Çünkü anne karnından güvenli alanından ayrılıp ilk nefesini içine çeker ve ciğerleri havayla dolunca yanma hisseder ve bu yüzden ağlamaya başlar. Artık anne karnındaki güvenli alanı sona ermiştir. Onun için hayat farklı güvenli alanında devam edecektir ama yine bunu o seçecektir!

Bir zamanlar bizimde güvenli alanlarımız vardı. Doğduk annemizle bağ kurduk , büyüdük belki bağlarımız eskisi gibi sağlam olmadı kimimiz için belkide kimimiz için daha güçlü oldu . Sonra hayatımızın farklı evrelerinde farklı güvenli alanlar oluşturduk kendimize inandığımız ve güvendiğimiz insanlarla birlikte.  Güven duygusu o kadar önemli ki insan hayatında sevgiden bile daha önemli.

Çünkü güven sevgi ve saygıyı getirir ardından. İnanmak ve güvenmek birçok duyguyada kapı açar ardında.Bazen de kapar kapıları duygulara karşı. Çünkü çoklar bir gün insanı yanıltabilir. Bir şeyi çok sevmenin bedeli bir daha birini o kadar sevemeyecek olmaktır. Birine karşı hissettiğin o inanç ve güven sonu hüsransa eğer insan tüm insanlığa karşı bir cephe örer adeta.

Çünkü güvenli alanını koruması gerekir. Çünkü bir kere kırılmıştır. Evet belki yaşadığımız o an ki hislerle bir daha birine bu kadar çok güvenemeyecek olmanın da ağır acısını yaşayabiliriz, hayal kırıklığıda cabası... Dedim ya hepimizin kaybetmek istemediği ya da çıkmak istemediği güvenli alanları var yanında inandığı kişilerle beraber. Ama hayatta öyle bir oyun ki bazen yarını bilemiyorsunuz.  Yara aldığınız yerden , tam da inancınız ve güven duygunuzun yerle bir olduğu yerden o parçalar tüm insanlığa dağılıyor. Karşınıza çıkan kişi kişiliği ne olıursa olsun o hayâl kırıklığı ile bakıyorsunuz ona da artık.

Ve günü geldiğinde yaşadığınız tüm bu duygular size büyük bir tecrübe olarak da geri dönüyor. Evet siz bu tecrübeleri kazanmak için maalesef ki bir şeyleri kaybediyorsunuz. Birilerini zamanı ve kendinizden bir çok şeyi. 

İnsan gibi doğaya da bakarsak eğer ;

Oysa yaprakta ağaca güvenir ! Onu hiç bırakmayacağını sanır. Ama sonbahar gelir ve ağaç döker yapraklarını ... 

Dilara VERGİLİ

Laodikya okurlarına sevgilerle ...


Yorumlar

  1. Her akşam yazılarınızı büyük bir heyecan ile okuyorum kaleminiz gerçekten çok etkileyici yaşanmışlık ve derin anlamlar içeriyor . Böyle yazıları kaleme alan biriyle sohbet etmeyi çok isterdim emeğinize sağlık Dilara hanım

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Ve biz dünün içinde bir zamanlar var olmuş insanlarız artık!

İnsan Zümrüdü Anka Kuşu misali, küllerinden yeniden doğabilmeli

İç Huzur ve Sağlık Arasındaki Güçlü Bağ !